YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2315
KARAR NO : 2016/1250
KARAR TARİHİ : 15.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, haberleşmenin engellenmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, mağduru hürriyetinden yoksun kıldığı esnada gerçekleştirdiği kasten yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca kasten yaralama suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi,
Sanığın, hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanık …’la birlikte mağduru zorla arabaya bindirdikten sonra eski kız arkadaşının yanına götürdükleri ve burada da mağduru darp ettikleri anlaşıldığı halde hakkında TCK’nın 110. maddesinin uygulanması neticesinde eksik ceza tayini,
Haberleşmenin engellenmesi suçunda kurulan hükümde uygulanan kanun maddesinin TCK’nın 124/1. maddesi yerine aynı Kanunun 86/2. maddesi olarak gösterilmesi ve yine bu maddeye göre belirlenen 6 ay hapis cezasından aynı Kanunun 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın 5 ay yerine 5 ay 10 gün bulunması suretiyle fazla ceza tayini,
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan….Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/871 Esas, 2006/532 Karar sayılı ilamının miktar itibariyle kesin olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğununun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.