YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4019
KARAR NO : 2016/3448
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar tarafından, aynı sokakta oturan ve eşiyle boşanma aşamasında bulunan kızları mağdurenin fuhuş işiyle uğraşarak gayri ahlaki yaşantı sürdüğünü, yaşı küçük çocuklarının bakımını ihmal ettiğini ve olay gecesi de saat 23:00 sıralarında komşuların haber vermesi üzerine evine gittiklerinde, mağdurenin evde olmayıp yaşı küçük çocuklarının ağladıklarını gördüklerini ve mağdurenin eve gece 03:00 sıralarında gelmesi üzerine duydukları kızgınlık nedeniyle atılı suçu işlediklerini iddia etmeleri karşısında, sanıklar haklarında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Mahkemece oluşa uygun şekilde sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebir kullanarak işlediği kabul edilmesine rağmen, önce TCK’nın 109. maddesinin birinci fıkrası, daha sonra aynı maddenin ikinci fıkrası tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması,
Suçu altsoyları olan mağdureye karşı işledikleri anlaşılan sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK’nın 109/3-e maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.