Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/5448 E. 2016/5572 K. 06.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5448
KARAR NO : 2016/5572
KARAR TARİHİ : 06.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriği ve kabule göre, yolda yürümekte olan mağdurenin yanına aracıyla gelen sanığın “seni seviyorum, gel konuşalım” diyerek kolundan tutup araca bindirmeye çalıştığı sırada oradan kalabalık bir bayan grubunun geçmesi nedeniyle mağdureyi bırakıp üzerinde kendi telefon numarası ile “çağrı yap konuşalım” yazısı bulunan kartı mağdureye attığı, başka bir gün evinin önünden geçerken mağdureye el salladığı ve bir gün sonra da sokakta gördüğü mağdurenin yanına gelip “seni seviyorum, seni alacağım, boşuna direnme” şeklinde sözler söylediği anlaşıldığından, bedensel temas içermeyen cinsel içerikli sözlerin cinsel taciz suçunu, mağdureyi kolundan tutup araca bindirmeye kalkışma eyleminin de cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu ve sanığın 5237 sayılı TCK’nın 105/1, 43/1; 109/2-3f-5, 35/1-2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanunun 103/1 ve 109/1. maddeleriyle hüküm kurulması,
Hükümlerden sonra 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.