Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/5664 E. 2014/11861 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5664
KARAR NO : 2014/11861
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez)
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içerisinde yer alan 15.03.2013 tarihli vekâletnameyle katılan …’in katılan mağdur …’e velâyeten, hükmü temyiz eden Av. …’a katılan mağdur …’i temsil hususunda görevlendirdiği ve ayrıca mağdurenin yargılamanın tüm aşamalarında sanığın anal yoldan parmağını ve cinsel organını soktuğunu iddia etmesine rağmen Konya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 12.03.2012 tarihli raporunda; akut ve kronik fiili livatanın maddi delillerine rastlanmadığının, ancak anal yolla ırza geçme sonrası görülmesi beklenen ekimoz, mukoza veya sfinkter yırtığı gibi travmatik değişimlerin olaydan kısa bir süre sonra iz bırakmaksızın kaybolabileceği gibi, mağdurenin yaşı, fizik gelişimi, olay sırasında penis girişini kolaylaştırıcı kaygan madde kullanımı ile hile, tehdit ya da rıza gibi nedenlerle direncinin kırıldığı durumlarda anal sfinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penisin girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin bulunmasının da tıbben mümkün olduğu dikkate alındığında muayenede herhangi bir özellik görülmemesinin doğal olduğunun belirtildiği, özellikle mağdurenin vajinal yoldan da sanığın cinsel organını soktuğu iddiasına rağmen aynı raporda mağdurenin bakire olduğunun ve erişkin bir erkeğin ereksiyon halindeki bir penisinin duhulüne müsait olmadığının belirtilmesi karşısında mağdurenin, sanığın sürtünme şeklindeki eylemlerini yaşı itibariyle organ sokma şeklinde değerlendirebileceği gözetilerek sanığın mağdureye anal yoldan parmağını veya cinsel organını sokup sokmadığı hususunda şüphe oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki katılan mağdur … vekilinin bu mağdur yönünden temyizinin reddine ve sanık hakkında mağdure …’e yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün bozulmasına yönelik görüşlere iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii, katılanlar vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.