YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5831
KARAR NO : 2014/13019
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sanık … hakkında; kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve iftira, sanıklar … ve … hakkında; kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar …, … ve … hakkında; yalan tanıklık, suça sürüklenen çocuk … hakkında; iftira
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk ve sanık …’in iftira suçundan beraatlerine, sanıkların diğer atılı suçlardan mahkûmiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar … ve …’ın duruşmalı inceleme taleplerinin tayin olunan cezaların miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Sanık … ile suça sürüklenen çocuk … haklarında iftira suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Katılan … hakkında tanzim olunan 16.06.2012 tarihli geçici raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike oluşturacak nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında katılanın tüm tıbbi tedavi evraklarının getirtilip Adli Tıp Kurumuna gönderilerek katılanın kesin raporu alındıktan sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken geçici rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık …’in şizofren hastası olduğunu beyan etmesi, Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümünün 17.04.2012 günlü raporunda sanığın kronik şizofreni olduğunun belirtilmesi üzerine, sevkedildiği Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen 22.06.2012 günlü raporda herhangi bir akıl hastalığı bulunmadığından ceza ehliyetinin tam olduğu bildirilmiş ve bu rapor hükme esas alınmış ise de; dosyadaki her iki rapor arasında çelişki bulunması ve yargılama sırasında sanığın Sandıklı Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.12.2013 gün 2013/278 Esas, 2013/657 Karar sayılı ilamı ile akıl hastalığı nedeniyle kısıtlandığı da gözetilerek, sanığın dava dosyası ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, gerektiği takdirde 5271 sayılı CMK.nın 74. maddesi uyarınca üç haftayı geçmeyecek süreyle Gözlem İhtisas Dairesinde müşahadeye tâbi tutulup, bu dairece düzenlenecek raporla birlikte 4. İhtisas Kuruluna gönderilerek suç tarihi itibarıyla “Cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı” ile ilgili ve varsa Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 22.06.2012 tarihli raporu ile Gözlem İhtisas Dairesinin düzenleyeceği rapor arasındaki çelişkileri de giderir şekilde suç tarihi itibariyle sanığın 5237 sayılı TCK.nın 32. maddesi kapsamında işlediği suça ilişkin ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olay tarihinden önce 29 yaşındaki katılanın sanık …’in kızı olan 15 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk … ile duygusal ilişki içinde bulunduğundan, haberdar olması nedeniyle duyduğu hiddet ve elemin etkisi altında akrabaları olan diğer sanıklar … ve … ile gerçekleştirdikleri kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama eylemlerinde, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar hakkında katılan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nın 109/2. maddesine göre hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezası aynı Kanunun 109/3-a-b madde ve fıkralarıyla bir kat artırılırken her iki sanık hakkında 4 yıl 12 ay hapis cezası yerine 5 yıl hapis cezasına hükmolunması,
Sanıklar …, … ve … haklarında yalan tanıklık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince;
Dosya içeriğine göre, sanık …’ın kollukta ve Sandıklı Cumhuriyet Savcılığında ifadelerinin şüpheli sıfatıyla alındığı, sanıklar … ve …’nin ise, 5271 sayılı CMK.nın 43. maddesinin 5. fıkrası hükmü karşısında tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen “Bilgi alma tutanağı”ndaki beyanlarının yalan tanıklık suçunu oluşmayacağı gözetilmeden, sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili, sanık … müdafii ve sanıklar …, …, …, … ve …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için mahalline en seri biçimde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.