YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7477
KARAR NO : 2016/1874
KARAR TARİHİ : 26.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında düzenlenen 02.11.2011 günlü, 2011/4853 Esas, 2011/1493 sayılı iddianamede kayden 11.07.1996 doğumlu olup suç tarihinde onbeş yaşını tamamlamayan mağdure….’ın, … ile … isimli arkadaşlarıyla birlikte kaldıkları yurttan kaçmasının ardından buluştukları, sanığın kullandığı araçla … mahallesi … isimli yerdeki bir eve götürüldüğü ve burada bir kaç gün kalan mağdureyle arkadaşlarının olay gecesi evde sanık ile arkadaşları; … ve …’yle bulundukları sırada, sanığın gayri resmi birlikte yaşadığı …’un haber verilmesi üzerine geldiği evde sanıkla mağdurenin iç çamaşırlarıyla oturduklarını gördüğünü belirtilerek, mevcut ortam ile olayın oluş şekli karşısında sanığın eyleminin cinsel istismar suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede, sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmasına karşılık suça konu eylemin kanuni unsurlarını da gösterir şekilde anlatılmaması nedeniyle iddianamenin mahkemece atılı suçtan hüküm kurmaya elverişli olmadığı, mevcut haliyle iddianamedeki anlatım göz önüne alındığında, sanığın onbeş yaşını tamamlamayan mağdureyi cebir, tehdit veya hile olmaksızın bir kaç gün süreyle alıkoyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 226/1. maddesi gereğince ek savunma hakkı verildikten sonra kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan eylemine uyan TCK’nın 109/1-3f-5. maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK’nın 103/1. maddesine göre ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.