YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7895
KARAR NO : 2014/12552
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı, fuhuş, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Sanık …’in çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine, fuhuş suçundan beraatine, sanıklar ….ve …’in fuhuş suçundan beraatlerine, sanıklar … ve …hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıklar hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan açılan kamu davalarının düşmesine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi;
Sanıklar … ve … hakkında fuhuş suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tâbi olup temyizi mümkün bulunmadığından ve bu hususta itiraz merciince de karar verilmiş olduğundan; tüm sanıklar hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz isteminin, TCK.nın 234/3. maddesinde düzenlenen suçun mağdurunun kaçırılan ya da alıkonulan çocuğun kanuni temsilcisi olduğu, suç tarihinde 17 yaşı içinde bulunan mağdurelerin suçtan zarar görmediği, yaşları nedeniyle atanan zorunlu vekilin düşme hükümlerini temyiz etmeye hakkı bulunmadığından; mağdure ….’ye karşı sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet, sanıklar … … ve ….hakkında fuhuş suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik zorunlu vekilin temyiz isteminin ise, mağdure …’nin talimatla alınan 24.10.2011 tarihli ifadesinde sanıktan şikâyetçi olduğunu, ancak davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, mahkemece 24.04.2012 tarihli duruşmada verilen katılma kararının hükümsüz olduğu, mağdure ….’nin ise 19.06.2011 tarihinde zorunlu vekil ve psikolog huzurunda alınan kolluk ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, 18.07.2011 tarihli talimat duruşmasında sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğine dair beyanının hukuki değerden yoksun olduğu, esasen davaya katılmaya ve hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmayan mağdureler …. ve …’nin zorunlu vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık …’in mağdure ….’ye yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre kayden 14.07.1994 doğumlu olup, suç tarihinde 17 yaşı içinde olan mağdure ….’nin 19.06.2011 tarihli vekil ve psikolog huzurunda alınan kolluk ifadesinde sanığın piknik alanında kendisine sarıldığını, öptüğünü ve göğüslerini okşadığını, sanığa yorgun olduğunu söylemesi üzerine “sen istemezsen bir şey yapmam dediğini”, sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi, 25.10.2011 tarihli duruşmada ise “…. bana cinsel anlamda bir şey yapmadı, ama yapmak istedi, dokunmaya çalıştı ama benim rızam olmadığı için bir şey yapmadı, bana dokundu, bana sarıldı, göğüslerimi okşamadı” şeklindeki beyanı karşısında, sanığın sarılmak ve dokunmak şeklindeki sabit olan eylemleri mağdurenin rızası ile gerçekleştirdiği, mağdurenin rızasının bulunmadığını söylemesinden itibaren ise eylemine son verdiği, 15 yaşını tamamlamış mağdureye yönelik cinsel ilişki niteliğine varmayan basit cinsel eylemlerin mağdurun rızası halinde suç oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.