Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/8663 E. 2014/13239 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8663
KARAR NO : 2014/13239
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, tehdit, silahla tehdit
HÜKÜM : Nitelikli cinsel istismar, tehdit ve silahla tehdit suçlarından mahkûmiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan … hakkında …… Üniversitesi ….. Fakültesi Hastanesi düzenlenen 15.07.2013 tarihli raporda; katılanın mevcut kemik yaşının 23 yaş sonu ile uyumlu olduğu, aynı hastane tarafından düzenlenen 25.11.2013 tarihli raporda ise; katılanın mevcut kemik yaşının 21 yaş sonu ile uyumlu olduğu bildirilmiş ise de, her iki rapor kapsamına göre de katılan …’nın suç tarihinde 15-18 yaş arasında olduğu anlaşılmakla, sonuca herhangi bir etkisi olmayacağından dolayı raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, bir kez de Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirten tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulunun 30.09.2011 tarihli raporunda “Adli tahkikat sonucu mahkemenizce cinsel saldırının gerçekleştiğinin sübutu halinde, ruh sağlığındaki mevcut etkilenmenin cinsel saldırıya bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağı…” bildirildiği halde, koşulları bulunmasına rağmen sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz
itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında tehdit ve silahla tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın mağdure …’ya cinsel istismarda bulunduğunun anlaşılması üzerine, katılan … ve müşteki …’ün sanığa evden ayrılmak istediklerini söyledikleri, ancak sanığın katılan … ve müştekiler … ile…’e “giderseniz öldürürüm” şeklinde söz söylemek suretiyle tehdit ettiği, bu esnada müşteki …’ün sanığın tehdit eylemi nedeniyle kendilerine zarar vermesinden korkarak evde bıçak aradığı ve bulmuş olduğu bıçakları toparlayıp ayrıca sanık görmeden bıçaklardan bir tanesini katılan …’ya, diğerini ise bağ evinin yukarı katında bulunan müşteki…’e verdiği, sanığın katılan ve müştekilerin evden gitmesini istemediği ve ayrıca katılan …’ya karşı gerçekleştirdiği eylemin ortaya çıkmasını istemediği için katılan ve müştekilerin yanına gelmelerini istediği, müşteki…’in evin yukarısından aşağıya inmemesi üzerine sanığın evde bulunan av tüfeğini alarak müşteki…’e hitaben aşağıya inmesini, yoksa onu vuracağını söylediği, müşteki…’in aşağıya inmemesi üzerine sanığın elinde bulunan av tüfeğini havaya doğru doğrultarak müştekinin aşağıya inmesini sağlamak ve korkutmak amacıyla 1 el ateş etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği tehdit eylemlerinin zincirleme suç hükümlerine tâbi olması nedeniyle, temel cezanın TCK.nın 106/2-a maddesi uyarınca belirlenip, mağdur ve eylem çokluğu gözetilerek, TCK.nın 43/1 ve 43/2. madde ve fıkraları uyarınca her bir artırımın temel ceza üzerinden yapılması suretiyle, sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken, TCK.nın 106/2-a ve 106/1.1 cümle, 43/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.