YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10004
KARAR NO : 2016/5167
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli Tıp Kurumu… İhtisas Kurulunun 09.06.2014 günlü raporu ile kendisinde orta ile hafif derece sınırında zeka geriliği saptanan ve vermiş olduğu veya vereceği ifadelere ancak ana hatları ile ve diğer delillerle desteklendiği taktirde itibar edilebileceği bildirilen mağdurun aşamalardaki beyanları ile anlatımları destekler nitelikte … Devlet Hastanesinde görevli adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 29.12.2009 günlü mağdurda akut fiili livata bulgusu olduğuna dair rapor, tanık …’ın aşamalardaki ifadeleri ve tüm dosya içeriğine göre, suç tarihinin 2005-2006 yılları olduğuna, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması ve 31/3. maddesinin uygulanması gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 102/2 ve 102/3-a maddeleri gereğince belirlenen 10 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapıldığında 12 yıl 13 ay 15 gün yerine 11 yıl 15 ay hapis cezası belirlenip bu miktar üzerinden aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 10 yıl 1 ay 7 gün yerine 9 yıl 14 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmiş ise de, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin uygulanması sonucunda sonuç cezanın doğru tespit edilmesi karşısında bu yanılgı sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.