YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10012
KARAR NO : 2016/4328
KARAR TARİHİ : 28.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanununun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Olayın intikal şekli, sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunmaları, mağdure ve tanıkların aşamalardaki çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın eylemi gerçekleştirdiğine dair şüphe oluştuğu, şüphenin de sanık lehine yorumlanarak beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi.
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahkemesine en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerle müzekkere yazılmasına, başkan … ile üye …’un karşı oyları ve oyçokluğuyla 28.04.2016 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın mağdureyi erkek arkadaşı ile birlikte görüp telefon ederek bu durumu babasına söyleyeceğini belirtmesi üzerine olayın ortaya çıkmış olması iddianın gerçek dışı olduğunu göstermez çünkü; mağdure kendisine karşı dayısı olan sanık tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar eylemlerini olaylardan hemen sonra sıcağı sıcağına annesi … ve abisi … genel hatlarıyla bildirmesine rağmen adıgeçen tanıklar tarafından yeni düzelmekte olan yakın akrabalık ilişkilerinin zarar görmemesi için olayın üzerine gidilmemiştir.
Mağdure duruşmada sanığın salondan çıkartılmasından sora alınan beyanında aile içi olayları tanıklar ve sanıkla tamamen uyumlu bir şekilde aktarmış, sanık hakkındaki şikayetinden aile büyüklerini üzmemek için vazgeçtiğini belirtmesine rağmen gerçekleri olduğu gibi tüm detaylarıyla samimi ve içten bir şekilde mahkeme heyetinin huzurunda anlatmıştır.
Mahkemenin duruşmada ortaya konan delilleri vicdani kanaatine göre değerlendirip maddi olayın sübutu konusunda vardığı hükmün ve gösterdiği gerekçenin dosya kapsamı ile çelişmeyip, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı ve onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun delil yetersizliğinden mahkûmiyet hükmünün bozulması görüşüne katılmıyoruz. 28.04.2016