YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1116
KARAR NO : 2015/5863
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 22.04.2015 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenip aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında TCK’nın 103/2 ve 103/3. maddeleri uyarınca belirlenen 13 yıl 6 ay hapis cezasında zincirleme suç nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapıldığı belirtildiği halde, TCK. nın 103/6 maddesi uyarınca belirlenen cezaya 13 yıl 6 ay’ın 1/3’ü olan 4 yıl 6 hapis cezasının eklenmesi suretiyle 19 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 18 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini ve buna bağlı olarak sonuç cezanın eksik belirlenmesi ile eylemini öz çocuğuna karşı 5237 sayılı
TCK’nın 53/1-c maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılan sanık hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 gün ve 50/104-183 sayılı Kararında belirttiği üzere mahkûmiyetin kanuni sonucu olmaması nedeniyle kazanılmış hakka konu olmayan aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiriler dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle re’sen de temyize tâbi hükmün ONANMASINA, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.