YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1701
KARAR NO : 2015/6022
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 29.04.2015 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameyede dayanarak sanık … adına gelen Av. … ve ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak gelen Av… huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanık müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 13.05.2015 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdurenin 23.07.2013 tarihli şikâyet dilekçesi üzerine sanık hakkında başlatılan soruşturma kapsamında verdiği 23.07.2013 ve 28.11.2013 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı beyanlarında sanık ile arasında gerçekleşen son cinsel ilişkinin tarihi ve yeri konusunda çelişkili açıklamalarda bulunması, akabinde yargılama sırasında dosya arasına giren 17.06.2014 günlü dilekçe içeriği, 29.08.2014 tarihli bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanık ile mağdurenin 1999 yılından 2010 yılına kadar Fransa’da karşılıklı rızaya dayanan karı koca hayatı yaşadıkları, 2010 yılında mağdurenin… Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazanarak Türkiye’ye gelmesi üzerine sanıkla bir süre daha görüşmeye devam ettiği, öğrenim hayatı devam ederken mağdurenin hemşehrisi olan ve fırıncılıkla iştigal eden tanık Mehmet ile tanıştıktan sonra aralarındaki ilişkiyi bitirmeye yönelik beyanları üzerine sanığın elinde bulunan cinsel ilişkiye dair video kaydı ile fotoğrafları gerek ailesine gerek arkadaş çevresine yayacağından bahisle mağdureye birçok kez şantaj yapmasına karşılık bu şantajlardan dolayı mağdurenin sanıkla cinsel ilişki kurduğuna dair dosyaya yansıyıp aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen soyut beyanları dışında mahkûmiyete yeter kesin delil ve emare bulunmadığının anlaşıldığından, sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Mahkemece suç tarihinde altmışbeş yaşını bitiren sanık hakkında şantaj suçu ile ilgili olarak neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi ve TCK’nın 51/1. maddesinde altmışbeş yaşından büyük sanıkların işledikleri suçlardan verilen hapis cezalarında erteleme sınırının 3 yıl olarak belirlenmesi karşısında, aynı maddede sayılan koşullar değerlendirilerek bu hususta karar verilmesi gerekirken sadece hükmolunan ceza miktarı gerekçe gösterilerek cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre
sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ve hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 04.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
04.05.2015 tarihinde verilen işbu karar 13.05.2015 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.