Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2015/2556 E. 2016/5496 K. 03.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2556
KARAR NO : 2016/5496
KARAR TARİHİ : 03.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa uygun kabule göre; olay günü sanığın, bakkal dükkanı işleten kırkdört yaşındaki evli katılanın yanına gelip kibrit almak istediğini söylemesinin ardından kendisine kibrit kutusunu uzatan katılanın cinsel amaçla elini tutup telefon numarasını istemesi şeklinde gerçekleşen ve ani hareketle yapılıp süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kalan eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde yer alan basit cinsel saldırı suçunu oluşturup anılan maddede öngörülen 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasının alt ve üst sınırları nazara alınıp mahkemece gerekçe gösterilerek sanık hakkında teşdiden 3 yıl hapis cezası tayin edilmiş ise de, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58’nci maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı TCK’nın 102’nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmedileceğinin” kabul edilmesi karşısında, mahkemece belirlenecek temel cezanın üst sınırının 7 yıldan 5 yıla indirilmesi sebebiyle anılan düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2016 tarihinde üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

TCK’nın 102/1. maddesinde tanımlanan basit cinsel saldırı suçu için iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörülmüşken, 28.06.2014 günlü ve 6545 sayılı yasa ile cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde cezanın iki yıldan beş yıla kadar olacağı şeklinde bir değişiklik yapılmış ise de;
Görüldüğü gibi, cezasının alt sınırı olan iki yıl hapis cezası olduğu gibi kalırken, alt sınırın üç buçuk katı olan yedi yıllık üst sınır, alt sınırın iki buçuk katı olan beş yıla indirilmiştir. Mahkeme, temyize konu olan kararında; alt sınır olarak öngörülen iki yıllık cezayı yalnızca yarı oranında artırarak üç yıl olarak hükmetmiştir.
Kanun maddesi veya gerekçesinde sarkıntılığın tanımı yapılmamış, ancak, uygulamada; cinsel amaçlı olarak gerçekleşip, süreklilik arz etmeyen yüzeysel ve ani hareketler sarkıntılık olarak kabul edilmektedir.
Bu tanım ve kabule göre; sanığın, evli olup kırk altı yaşında olan ve yedi çocuğu bulunan mağdureye birçok kez kendisinden haşlandığını beyan ederek eline dokunması ve görüşüp amacına ulaşmak için telefon sim kartını bırakması şeklindeki davranışlarının sarkıntılık düzeyinde kaldığı kuşkusuzdur. Ancak, mahkeme TCK’nın 3 ve 61. maddelerini dikkate alarak; suçun işleniş biçimi suçun önem ve değerini mağdurenin ruhsal olarak gördüğü zararın ağırlığını, göz önünde bulundurarak orantılı bir cezaya hükmetmiştir.
Bu nedenlerle, sayın çoğunluğun; uygulanan kanun maddesindeki iki yıldan yedi yıla kadar olan hapis cezasının iki yıldan beş yıla kadar olarak değiştirilmesi gerekçesiyle yeniden değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkin bozma kararına katılmıyorum.