YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2996
KARAR NO : 2017/6051
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müştekinin aşamalardaki çelişkili anlatımları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında suç tarihinden önce bir süre birliktelik yaşadığı müştekiyle olay gecesi buluşup aracına alan sanığın çıkan tartışma sırasında kolundan tuttuğu müştekiyi zorla alıkoyduğu hususunda kovuşturma evresinde şikayetinden vazgeçen müştekinin iddiası dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, müsnet suçtan beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.11.2017 tarihinde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya içeriğine göre sanığın daha önceden mağdureyi tanıdığı, olay günü karşılaştıklarında konuşmak istediğini söyleyerek hile ile aracına çağırdığı, buna inanan mağdurenin araca binmesini takiben “seni götüreceğim, bırakmayacağım” diyerek kolundan tuttuğu, bunun üzerine mağdurenin pencere camını açıp bağırıp yardım istediği, alkollü olan sanığın ağzını kapatmaya çalıştığı, mağdurenin etkin direnmesi nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, takiben mağdurenin kolluğa müracaatı ile soruşturmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece de oluş bu şekilde kabul edilmiştir.
Mağdurenin olay tarihli doktor raporuna göre “sol üst kol dış kısımda 2 cm ekimoz, sağ ön kol iç kısımda ve bilekte hassasiyet” mevcuttur. Bu rapor mağdurenin anlatımları ile tamamen örtüşmektedir.
Sanık olaya yakın ilk savunmasında özetle “mağdurenin isteği ile araca bindiğini, bir süre sonra inip gitmek istediğini, kendisinin ise evinin yanına bırakmak istediğini, müştekinin ise bunu kabul etmeyince bir iki kez sözle üstelediğini” belirterek, olay günü mağdureyi aracına aldığını ve bir süre isteği dışında tuttuğunu kısmen tevil yollu ikrar etmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin kabulünün dosyada yer alan kanıtlara, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olduğu, mağdurenin duruşma aşamasında beyanında dönmesinin sanığı suçtan kurtarmaya matuf olduğu, sanığın geçmişi, dosyaya yansıyan kişisel özellikleri, mağdurenin ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında beyan değişikliğine zorlanmış olma olasılığının da bulunduğu, sübutu kabul edilen fiilin unsurlarına uygun biçimde nitelendirme ve uygulamasının yapıldığı anlaşıldığından, sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.