YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/436
KARAR NO : 2017/6765
KARAR TARİHİ : 26.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜM : Kasten yaralama suçundan mahkûmiyet, diğer atılı suçlardan beraat
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2007 gün ve 2006/267 Esas, 2007/191 Karar sayılı ilamı ile verilen 10 ay hapis cezasının uyuşturucu madde kullanma suçuna ilişkin olması ve 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 191. maddesinde değişiklik yapılıp bu kapsamda anılan suç yönünden koşulların oluşması durumunda, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” veya “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi karşısında, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak kanun değişikliği sonrası mahkemesince değerlendirme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılarak sonuca göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.