YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5892
KARAR NO : 2016/1
KARAR TARİHİ : 11.01.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (iki kez), müstehcenlik (iki kez) (sanık … ile suça sürüklenen çocuk …),beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (bir kez) (sanık …)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
DÜŞÜNCE : Bozma
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar … ve … müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 23.12.2015 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar … ve … müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanıklar … ve … adına gelen Av. … ile sanık … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 20.01.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, mağdurelerin aşamalardaki çelişkili beyanları dışında sanığın müsnet suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık … ile suça sürüklenen çocuk … haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan (ikişer kez) kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık … hakkında müstehcenlik suçundan (iki kez) kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Mağdurelerin aşamalardaki beyanlarına göre, sanık …’in, evine geldikleri zamanlarda yaşı küçük mağdurelere porno film izlettirme şeklindeki eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında mağdurelere yönelik olarak aynı zamanda gerçekleştirilmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 43/1-2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mağdure sayısınca mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında müstehcenlik suçundan (iki kez) kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Müstehcen görüntü izletme olayının sanık …’in evinde sahip olduğu uydu cihazı kanalıyla gerçekleştirilip izletilen görüntülerin bu sanığa ait olması karşısında, suça sürüklenen çocuk …’un mağdurelere müstehcen içerikli filmler izlettiği ya da sanık …’in bu yöndeki eylemlerine iştirak ettiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
Suça sürüklenen çocuğun anılan eylemleri bir suç işleme kararının kapsamında mağdurelere yönelik olarak aynı zamanda gerçekleştirmesi karşısında, hakkında TCK’nın 43/1-2 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mağdure sayısınca suçun oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 50/3. maddesi gereğince verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz itirazları ile sanıklar … ve … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11.01.2016 tarihinde verilen işbu karar 20.01.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanıklar müdafiin gıyabında tefhim olundu.