Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2015/6507 E. 2015/11869 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6507
KARAR NO : 2015/11869
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

Tebliğname No : 14 – 2013/303533
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25.04.2013
NUMARASI : 2011/410 Esas, 2013/165 Karar
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli istismarı (üçer kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanıklar müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 09.12.2015 Çarşamba Saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından K… M… hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanıklar Ö.. Ç.., E.. M.. ve E.. A.. adına gelen Av. E.. D.. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar Ö.. Ç.., E.. M.. ve E.. A.. haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 23.12.2015 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıklar E… ve E… haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (ikişer kez) verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar E… ve E… haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (birer kez) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (birer kez), sanık Ö… hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (üç kez) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (bir kez) suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili beyanları, sanıkların soruşturma ve kovuşturma evrelerinde mağdureyle rızasıyla ilişkiye girdiklerine ilişkin savunmaları, olay sonrasında ormanlık alandan dönerken yolda polislerle karşılaşıp GBT sorgulaması yapılmasına ve polis memurları ile özel olarak görüşmesine rağmen mağdurenin olay hakkında bilgi vermemesi, olaydan sonra iki gün boyunca mağdurenin kolluk birimlerine müracaat etmemesi, bu süre içerisinde sanıkların bir kısmı ile görüşüp tekrar polisle karşılaşmalarına karşın olayı anlatmaması ve tüm dosya içeriğinden, sanıkların olay karşılaşmalarına karşın olayı anlatmaması ve tüm dosya içeriğinden, sanıkların olay tarihinde mağdure ile rızasıyla ilişkiye girdiklerinin anlaşılması ve mevcut haliyle eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup bu suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete tabi olması karşısında mağdurenin şikayetinin bulunmaması nedeniyle kamu davalarının düşmesine ve onbeş-onsekiz yaş grubunda olup evini terk eden mağdureyi ailesine veya yetkili makamlara haber vermeksizin yanlarında tutan sanıkların eylemlerinin TCK’nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Uygulamaya göre de;
Suç tarihinde onbeş yaşından büyük olan mağdureye yönelik gerçekleştirilen cebrin suçun unsuru olduğu gözetilmeden sanıklar haklarında koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 103/4. maddesinin tatbik edilmesi,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

21.12.2015 tarihinde verilen işbu karar 23.12.2015 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından K… M… hazır olduğu halde sanıklar müdafiin gıyabında tefhim olundu.