YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7390
KARAR NO : 2016/3444
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma
HÜKÜM : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, nitelikli yağma eylemleri dolandırıcılık kabul edilerek bu suçtan mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, katılanın bankada parası olduğunu bilen sanıkların, olaydan önce birlikte suç işleme kararına vararak yaptıkları plan gereğince, katılanın arkadaşı olan sanık …’ın, telefonla arayarak katılanı para karşılığı kadınlarla ilişkiye girmek için davet etmesi üzerine, önce bu daveti kabul etmeyen katılanın, … ısrarcı olması nedeniyle davetini kabul etttiği, akabinde akşam saatlerinde … buluşarak … Mezarlığı yakınına araçla giderek sanık …’la buluştukları, sanıklar … ile … burada birlikte alkol aldıkları, daha sonra … ilişkiye girecekleri kadınları getirmek için katılana ait araçla giderek üç bayanla, … arkadaşına ait eve döndüğü, katılan ile sanıklar … ve … gelen bu bayanlarla cinsel ilişkiye girdikleri, sonrasında …n bayanları, şehir merkezine bırakmak için araçla evden götürdüğü, evde kalan …, katılana evden dışarı çıkmayı teklif etttiği, teklif üzerine dışarı çıktıklarında yanlarına kimlikleri tespit olunamayan iki genç erkek şahsın gelerek, katılan ile … “siz burada ne arıyorsunuz?” diyerek çıkıştıkları, katılanın gençleri yatıştırmaya çalışmasına rağmen, gençlerden birinin katılanı yumruklamaya başladığıvesilahçektiği, … şahsı yatıştırmak için evin içine davet ettiği ve içeri girdikleri, katılan ile diğer gencin evin dışında kaldıkları, evin içinden silah patlama sesi duyulmasının ardından … evden hızla çıkarak, katılana “adamı vurdum” dediği, eve girmek isteyen katılanı engellediği, sanık …’ı telefonla arayarak … İlköğretim Okulunun otoparkında buluştukları, olayın … anlatılmasından sonra hep birlikte saat 01.00 sıralarında sanık …’a ait diş kliniğine gittikleri, … da gelmesiyle burada olayı değerlendirmeye ve çeşitli yerlerle telefon görüşmeleri yapmaya başlayan sanıklardan … vurduğu şahsı bulunduğu yerden kaldırmanın maliyetli olacağını, mezarcı şahısların ölüyü gömmek için çok para istediklerini belirttiği, … içinde 51.000 TL olduğunu söylediği bir paketi, … verdiği, … bu paketle klinikten ayrılarak bir saat sonra geri döndüğü, ölünün kaldırılması ve gömülmesi işini hallettiğini, mezarcılara da parayı verdiğini söyleyerek, kliniğin kapısını içeriden kilitleyip; katılana “ben senin yüzünden adam vurdum, bu olayı senin üzerine yıkarım, bana bu olay karşılığında para vereceksin, yoksa seni öldürürüm” dediği, sanıkların bu olayın kapatılması için katılana 300.000 TL para vermesi gerektiğini söyleyerek üzerinde silahta bulunan … tehdidine katıldıkları, olayı kimseye anlatmaması için Kur’an-ı Kerim üzerine yemin ettirdikleri katılanı sabaha kadar klinikte tuttukları, parayı vermemesi halinde bırakılmayacağı, üzerine suç atılacağı ve vücut dokunulmazlığına zarar verileceği tehdidine maruz kalan katılanın, sabahleyin … birlikte bankaya giderek hesabından 300.000 TL parayı çekerek, kliniğe döndüklerinde bu para karşılığında … cinayeti üstleneceği taahhüdünde bulunulması üzerine, parayı sanıklara verdiği, sanıklar tarafından katılandan paranın alınmasından sonra serbest bırakıldığı, tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, olayda, her ne kadar eylemin başlangıcında hileli sayılabilecek davranışlarda bulunulsa da, katılanın bankada bulunan parasını çekerek sanıklara vermesini sağlayan ana etkenin sanıklar tarafından yapılan vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit olduğu, ayrıca bu tehdit altında tehdidin gerçekleştiği andan, paranın kendisinden alındığı ana kadar katılanın hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakıldığı, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarının kanuni unsurlarının oluştuğu gözetilerek her iki suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmesi yerine delillerin takdirinde ve suç vasıflarının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Dolandırıcılık suçundan katılanın ortaya çıkan zararının ağırlığı ve sanıkların kastlarının yoğunluğu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden asgari hadden ceza verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.