Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2015/9096 E. 2016/3803 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9096
KARAR NO : 2016/3803
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, yağma
HÜKÜM : Sanıklar …, …, … … ile … haklarında atılı tüm suçlardan beraat; sanıklar …, … ve … haklarında hakaret ve yağma suçlarından beraat; sanıklar …, … ve … haklarında kasten yaralama, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık … müdafiin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin 09.02.2015 tarihli temyiz dilekçesi içeriğine göre, sanıklar …, … …, … ile … haklarında verilen beraat hükümlerini temyiz ettiği gözetilerek, sanıklar …, … …, … ve … haklarında atılı tüm suçlardan, sanıklar …, … ve … haklarında hakaret ve yağma suçlarından verilen beraat hükümleri ile sanıklar …, … ve
haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde,
Mahkûmiyet hükümlerinden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraatleri ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafileri, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar …, … …, … ile … haklarında atılı tüm suçlardan, sanıklar …, … ve … haklarında hakaret ve yağma suçlarından verilen beraat kararları ile sanıklar Cezgizhan, … ve … haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarından kurulup, kısmen re’sen de temyize tabi mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar …, … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince,
Tüm dosya kapsamına göre; sanık …’nın mağdurdan fiilen ayrılmasından sonra sanık … ile görüşmeye başladıkları, bu ilişkinin mağdur tarafından öğrenilmesi üzerine …’ya ortak çocuklarının velayetini dava açarak alacağını bildirdiği, bunu öğrenen …’ın olay günü konuşmak maksadıyla mağduru telefonda kararlaştırdıkları buluşma noktasına davet ettikten sonra onu alarak olay yeri olan sanıklar … ve …’e ait emlak ofisine getirdiği, birlikte farklı bir odaya geçerek konuşmaya başladıkları, bir süre sonra odaya sırasıyla sanıklar … ve …’ın da geldiği, sanıklar ile mağdur arasında tartışma yaşandığı, sanıkların mağduru dövdükleri, daha sonra silah zoruyla kıyafetlerini çıkarttırarak oda içerisinde bulunan boş içki şişesi üzerine oturtmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulundukları, son olarak sokağa çıkarttıkları mağduru bir süre daha dövdükten sonra kovdukları anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/2, 102/3-d, 102/5, 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca nitelikli cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarının yanısıra aynı Kanunun 109/2, 109/3-a-b, 109/5. maddeleri gereğince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Vücuda organ veya sair isim sokulması suretiyle erçekleştirilen nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanıkların mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketlerinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece TCK’nın 102/2. maddesi kapsamındaki nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.04.2016 tarihinde, üyeler … ve …’in muhalefetleri ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

12.03.2010 tarihli olay ve yakalama tutanağı içeriğine göre, mağdurun ilk olarak sanıkların kendisine iki adet senet ile boş bir kağıt imzalattırdıklarını ve dövdüklerini iddia etmesi, kolluk tarafından alınan 12.03.2010 tarihli beyanında cinsel saldırı eyleminden bahsetmemesi, sanıkların tüm aşamalarda birbiriyle örtüşen ve suçu inkara yönelik savunmaları, doktor olan mağdurun kendisine yönelik gerçekleştirildiğini iddia ettiği cinsel saldırı eylemini hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde iki gün sonra intikal ettirmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar …, … ve …’ın olay günü aralarında tartışma çıkan mağduru yaralamak dışında bir eylem gerçekleştirdiklerine ve mağdura yönelik nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulunduklarına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli cinsel saldırı eyleminden kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına dair görüşüne katılmıyoruz.