YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9977
KARAR NO : 2016/7542
KARAR TARİHİ : 01.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Irza geçme, reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi.
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemece yüzüne karşı 25.11.2014 tarihinde tefhim edilen hükümleri katılanlar vekilinin CMUK’nın 310. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık kanuni süresinden sonra verdiği 23.12.2014 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafiin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Hükmedilen ceza miktarları nazara alındığında sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 01.11.2016 tarihinde üyeler … ile …’in karşı oyları ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Her ne kadar mağdurla yeni cinsel ilişkiye girdiğini söyleyen mağdurenin kızlık zarında taze yırtık olduğu ve yakınlarına eylemin zorla gerçekleştiğini beyan etmesinden sonra intihar ettiği anlaşılmışsa da kızlık zarının yırtılması ve vajinada çürüklere rastlanmasının eylemin zorla gerçekleştiğini göstermeyeceği, mağdurun yakınlarının tanıklığının olayı doğrudan görmemiş olmaları nedeniyle yeterli delil kabul edilemeyeceği yine intihar mektubunun yeterli delil olarak kabulünün mümkün olmadığı bu durumda olayın tek tanığı durumunda olan mağdurenin mahkemece dinlenmesinde zorunluluk olduğu mağdurenin intihari nedeniyle bunun mümkün olmadığı bu nedenle sanığın eylemini zorla gerçekleştiğine dair, şüpheden uzak yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı eylemin Reşit Olmayanla Cinsel İlişki suçunu oluşturacağı görüşüyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.