Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/1044 E. 2016/6132 K. 21.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1044
KARAR NO : 2016/6132
KARAR TARİHİ : 21.06.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanık … müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 11.05.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık müdafiine çağrı kağıdının gönderildiği, parçasının döndüğü ancak sanık müdafiin duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı söz alarak :
1- Sanık … hakkındaki çocuğun cinsel istismarı suçu bakımından yapılan temyiz incelemesinde:
Dosya kapsamına göre mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları ve adli raporlarda livata bulgusuna rastlanmamış olması karşısında sanık …’un fiilinin TCK’nın 103/1-1 maddesi kapsamında çocuğun basit cinsel istismarı olarak nitelendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın fiilinin diğer sanık …’nın yardımı ile gerçekleştirmiş olmasının ise TCK’nın 39/3-b maddesi kapsamında değerlendirilerek TCK 103/3 maddesinin uygulanmasına ilişkin yasal unsurların oluşmadığının gözetilmemesi,
2- Sanık … hakkındaki çocuğun cinsel istismarı suçu bakımından yapılan temyiz incelemesinde:
Dosya kapsamına göre sanık …’nın yönetimindeki minibüste sanık … ve mağdure ile birlikte alkol aldıktan sonra araç içerisinde arka koltukta sanık … tarafından çocuğun basit cinsel istismarı suçunun işlenmesine yardım eden sanık …’nın cezai sorumluluğunun TCK 103/1-1 ve 39/2 maddeleri kapsamında belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanıklar … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından yapılan temyiz incelemesinde;
İlk derece mahkemesinin yasal ve yeterli gerekçesine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında hüküm kurulurken TCK’nın 109/3-b maddesinin uygulanmasına ilişkin yasal koşulların bulunmadığının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı bulunduğundan hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASI talep olunur dedi.
Sanık …’in zorunlu müdafiine çağrı kâğıdının gönderildiği, parçasının döndüğü, ancak sanık müdafiin duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla beraber dosya incelendiğinde duruşmalı inceleme isteyen zorunlu müdafii dışında … Barosu avukatlarından Av. …’un da vekaletnamesinin bulunduğu görülmekle bu kez duruşma gününün vekaletnameli bu avukata tebliğine, çağrı kağıdına duruşmaya katılmadığı takdirde duruşmasız inceleme yapılacağının yazılmasına,
Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaasına göre duruşmanın 15.06.2016 günü saat 13.30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 29.06.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmasının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.06.2016 tarihinde verilen işbu karar 29.06.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.