YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1234
KARAR NO : 2016/5554
KARAR TARİHİ : 06.06.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdurenin babası olan müşteki Yılmaz’ın kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olup davaya katılmak istediğini açıkça beyan ettiği ancak mahkemece mağdure ile velisinin katılmasına dair bir karar verilmediği, suçtan zarar gören yaşı küçük mağdureye tayin edilen vekilin mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure … ile babası müşteki …’ün davaya katılmalarına, vekil …’un katılan mağdure vekili olarak kabul edilmesine ve sanık müdafiin süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin ceza miktarları da nazara alındığında 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosyada bulunan Genelkurmay Başkanlığı 600 Yataklı… Deniz Hastanesi Baştabipliğinin 06.02.2004 raporunda psikotik bozukluk (farklılaşmış tip – kronik nitelik kazanmış) tanısı konulan sanığın askerliğe elverişli olmadığının bildirilmesi, yine …Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen raporlardan sanığın atipik psikoz teşhisiyle tedavi gördüğünün anlaşılması, sanığın aşamalardaki savunmalarında, psikolojik tedavi gördüğünü belirtmesi, sanık müdafiin de sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılmasını talep etmesi karşısında, sanığın suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı veya bu derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı hususlarında rapor alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Mağdure ile sanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin herhangi bir hileli davranış olmaksızın kendisini davet eden sanığın bulunduğu güvenlik kulübesine girmesi ve burada sanığın mağdureye yönelik basit cinsel istismarda bulunması şeklinde gerçekleşen olayda; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 109/1, 3-f, 5. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine, aynı Kanunun 109/2, 3-f, 5. maddelerinin tatbiki sonucunda fazla ceza tayini,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ile sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.