Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/1272 E. 2016/5298 K. 31.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1272
KARAR NO : 2016/5298
KARAR TARİHİ : 31.05.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükmün sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 25.05.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 08.06.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımları ile tüm dosya içeriğine göre; sanığın mağdurenin halasının kızı ile evli olduğu, mağdurenin Çarşamba günleri akşam kursa gittiği, evlerinin kursa uzak olması nedeniyle, kursa gittiği günlerde halasının kızı olan …’in evinde kaldığı, burada misafir olarak kaldığında sanığın mağdurenin yatağına gelip, zorla elbisesinin üstünden kalçasına, beline, göbeğine ve göğüslerine, zaman zaman da elini elbiselerinin içine sokarak göğsüne ve poposuna dokunduğu, son eyleminde ise cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığı mağdurenin kafasını çevirip tepki göstermesi üzerine eylemine son verdiği anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten mahkûmiyet hükmü kurulması,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. Maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 31.05.2016 tarihinde verilen işbu karar 08.06.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Mehmet Erol hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.