YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1608
KARAR NO : 2020/332
KARAR TARİHİ : 13.01.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (mağdurlar … ile Hakan’a karşı)
HÜKÜM : Zincirleme şekilde cinsel taciz suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurların aşamalardaki tutarlı beyanları, savunma, facebook yazışmaları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında; sanığın, suç tarihinden önce facebook üzerinden kendisini Selen ismiyle tanıtarak dokuz yaşındaki mağdur …’le görüşmeye başlamasının ardından göğüslerini açmasını isteyip, cinsel organını bilgisayar kamerasından gösterdiği ve daha sonra mağdurenin ağabeyi olan on iki yaşındaki mağdur …’ın da görüşmelere dahil olması üzerine her iki mağdurla cinsel içerikli sohbet etmeyi sürdüren sanığın, olay günü birbirlerinin kıyafetlerini çıkarıp, cinsel organlarını okşamalarını söylemesi üzerine mağdurların soyunarak birbirlerinin cinsel organlarını okşadığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın tek fiille 5237 sayılı TCK’nın 37/2.maddesi kapsamında kusur yeteneği bulunmayan birden fazla mağduru suçun işlenmesinde araç olarak kullanmak suretiyle zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği gözetilerek hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikler de nazara alınıp, belirlenecek lehe Kanuna göre TCK’nın 103/1-c.1, 43/2. maddeleri gereğince mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.