Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/1749 E. 2016/4801 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1749
KARAR NO : 2016/4801
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 27.04.2015 tarihli bozma ilamında da belirtildiği gibi herkesin gelip geçtiği sokakta sanığın, katılan …’ye cinsel organını çıkartıp eliyle tutarak göstermesi eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 105. maddesinde öngörülen cinsel taciz ve aynı Kanunun 225. maddesinde öngörülen hayâsızca hareketlerde bulunma suçlarını oluşturduğu; tek eylemle birden fazla suçun oluşmasına yol açması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 44. maddesi uyarınca fikri ictima kuralları gereğince bu suçlara ilişkin en ağır cezayı öngören TCK’nın 105. maddesinin uygulanması gerektiği ve cezanın belirlenmesi esnasında da 225. maddedeki cezanın alt sınırının 105. maddedeki cezanın alt sınırından fazla olması karşısında hakkaniyet gereği 105. madde gereğince tayin edilen cezanın 225. maddede öngörülen cezanın alt sınırından daha az belirlenmemesi gerektiğinin bir önceki bozma kararında belirtildiği halde yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 50/1-f maddesinde gönüllü olmak koşuluyla mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine rağmen, sanığın gönüllü olmadığını beyan ettiği halde gönüllü olduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanığa verilen hapis cezası TCK’nın 50/1-f. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlayacak şekilde kamuya yararlı bahçe bakım işlerinde çalıştırma yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.