Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/1798 E. 2016/6129 K. 21.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1798
KARAR NO : 2016/6129
KARAR TARİHİ : 21.06.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 15.06.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 29.06.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Suça sürüklenen çocuklar haklarında atılı suçlardan kurulan hükümler ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının sanık hakkında kurulan hükümler yönünden infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi nedeniyle yapılan arttırımda uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 102/3-d yerine 103/3-d olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmasının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre; sanığın suça sürüklenen çocuklar ile birlikte mağdureyi cebir ve tehditle hürriyetinden yoksun bıraktıklarının tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, suçun işleniş şekli, mağdurenin hürriyetinden yoksun bırakıldığı süre, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın suçu işleme amaç ve saikleri ile kastının yoğunluğu nazara alınıp hakkaniyet ve orantılılık ilkesi de gözetilerek TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca anılan suç için kanunda öngörülen cezanın alt sınırından uygun bir miktar uzaklaşılmak suretiyle alt ve üst sınır arasında cezaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde alt sınırdan makul oranın üzerinde uzaklaşılarak hüküm kurulması neticesinde fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.06.2016 tarihinde verilen işbu karar 29.06.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.