Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/2186 E. 2016/6199 K. 22.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2186
KARAR NO : 2016/6199
KARAR TARİHİ : 22.06.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilip re’sen de temyize tabi hükmün sanık müdafileri tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 01.06.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günleri tayin olunarak sanık müdafilerine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Sanık müdafii Av … 01.06.2016 tarihli duruşmalı temyiz incelemesinde 15.03.2016 tarihli dilekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin kendisine tebliğ edilmesini talep ettiğini, ancak henüz tebliğnamenin tebliğ edilmediğini bu nedenle savunmasını hazırlayamadığını, sağlıklı bir savunma yapabilmesi için duruşmanın daha sonraki bir tarihe ertelenmesini talep etti.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay’da bulunduğu dönemde; 18.02.2016 tarihinde sanık … tarafından müdafii olarak atanan Av. …’un Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından
düzenlenen tebliğnamenin tebliğ edilmesini talep eden ve bu talebini duruşmada da yineleyen sanık müdafii Av. …’un talebinin; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. maddesinin 1. fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6. maddesinin 3. bendi, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 316. maddesi 3. fıkraları gereğince kabulü ile;
1 – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin tebliğine,
2 – Sanığın adil yargılama hakkının sağlanabilmesi ve kullanabilmesi için duruşmanın 15.06.2016 saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 29.06.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Dairemizin 2016/3184 Esas sırasında kayıtlı … Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 gün ve 2015/297 Esas, 2015/435 Karar sayılı dosyası ile bu dosya arasında suç ve sanıklar yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan dava evrakı birlikte ele alınıp incelenerek gereği düşüldü;
Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulurken doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 103/2. maddesi ile temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 103/1-b. maddesi uyarınca cezanın belirlenmesinin ardından aynı Kanunun 103/2. maddesi tatbik edilmek suretiyle kademeli uygulama yapılması ceza miktarı itibariyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile müdafii Av. …’un duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmasının reddiyle re’sen de temyize tâbi hükmün ONANMASINA, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22.06.2016 tarihinde verilen işbu karar 29.06.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde sanık müdafii Av. …’un yüzüne karşı tefhim olundu.