YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2374
KARAR NO : 2016/6156
KARAR TARİHİ : 21.06.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahlı terör örgütüne üye olma (suça sürüklenen çocuk …), nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (suça sürüklenen çocuklar…), nitelikli cinsel saldırı (sanık …), nitelikli cinsel saldırı suçuna yardım etme (sanık …)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin suça sürüklenen çocuklar ile sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanık … müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 17.12.2015 tarih 2015/5012 Esas ve 2015/5096 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü.
Dosya içeriğine göre, Yargıtay 16. Ceza Dairesince hükmün sanık … müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderildiği, usulüne uygun tebligata rağmen sanık müdafiin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği gözetilerek evrak tetkik edildi.
Suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahlı terör örgütüne üye olma, suça sürüklenen çocuklar…haklarında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerine incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar …’ın bizzat işledikleri eylemden ayrı olarak diğerinin eylemine de katılmalarından dolayı haklarında bu suçun nitelikli hali olan TCK’nın 102/3-d maddesi ile birlikte aynı Kanunun 43/1. maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezasından mahsubuna karar verilirken kanun maddesinin yazılmaması mahallinde ikmali mümkün yazım eksikliği kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli cinsel saldırı ve sanık … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna yardım etmekten kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımları, 06.05.2011 tarihli ev arama, el koyma ve yakalama tutanakları ve tüm dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuk …’ın diğer suça sürüklenen çocukların nitelikli cinsel saldırı eylemine herhangi bir iştirakinin olmadığı, sanık …’ın da nitelikli cinsel saldırı suçunun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırma şeklinde bir eyleminin olmadığı gözetilerek, atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Kanun aykırı, suça sürüklenen çocuk … ile sanık … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.