Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/2469 E. 2016/4376 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2469
KARAR NO : 2016/4376
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Tüm dosya kapsamına göre, olay günü sanığın daha önceden aldığı tableti okulundan çıkıp evine gitmekte olan mağdureye göstererek eliyle gelmesini işaret ettiği, herkese açık, ıssız bir yerde buluştuktan sonra da mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminde bulunduğu, buna göre mağdureyi bu eylemle sınırlı süreyle yanında tuttuğu anlaşılmakla, unsurları itibariyle oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin yaşı, fiziksel gelişimi ve psikolojik yapısı, nitelikli cinsel istismar eyleminin gerçekleştiğini gösterir herhangi bir bulgu olmadığına dair genital muayene raporları ve tüm dosya kapsamına göre, eylemin parmak sokma suretiyle gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyup TCK’nın 103/1. maddesinde tanımlanan çocuğun basit cinsel istismarı suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde aynı maddenin ikinci fıkrasından mahkumiyet hükmü kurulması,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.