YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2607
KARAR NO : 2016/5192
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık …); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, mala zarar verme (sanık …)
HÜKÜM : Sanık …’nin atılı suçtan beraatine, sanık …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından mahkûmiyetine, diğer atılı suçlardan açılan kamu davalarının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık … müdafiin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin hükümleri temyiz etmesiyle açıkça katılma iradesini ortaya koyması karşısında, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi de gözetilerek CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kasten yaralama, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden katılan ve vekilinin ise katılan vekili sıfatıyla davaya katlılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Davaya katıldıktan sonra şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun hale gelen katılma kararı mağdureye hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat, sanık … hakkında kasten yaralama, mala zarar verme suçlarından verilen düşme ve nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraat, düşme ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık … ile müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı ile sanık … hakkında kasten yaralama, mala zarar verme suçlarından verilen düşme ve nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine ise gelince;
Sanık savunması, tanık …ile sanık …’nin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın cebir, tehdit veya hileyle mağdureyi…’dan …’e getirdiğine ve kaldıkları evde de hürriyetinden yoksun kıldığına dair mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanları dışında delil bulunmadığı, nitelikli cinsel saldırı suçunun konusunun mağdurun vücudu olduğu, suçun işlendiği sırada ve işlendiği süreyle sınırlı bir zaman diliminde mağdurun hareket etme olanağının ortadan kaldırılmasının belirtilen suçun unsuru olduğu, zira mağdurenin hareket etme olanağını ortadan kaldırmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya içeriğine göre sanığın cinsel saldırı suçunu gerçekleştirmeye yönelik eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir eylemi de bulunmadığından, mevcut haliyle eyleminin sadece nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve müdafii, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.