YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2635
KARAR NO : 2016/3872
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet, diğer atılı suçtan koşulları oluşmadığından
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya içeriğine göre, sanığın, mağduru cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın birden fazla evine götürerek basit cinsel istismarda bulunduğu ve son olarak da İlçe Tarım Müdürlüğünün yakınındaki … sağlık ocağının arkasında bulunan çeşmenin yanında cinsel istismarda bulunduğunun sabit olduğu ve mahkemece bu şekilde kabul edilen olay nedeniyle iddianamede sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçu yanında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan da kamu davası açıldığı, suç tarihinde on beş yaşını bitirmeyen mağdurun rızası hukuken geçersiz olduğundan, sanığın mağduru cinsel istismarda bulunmak amacıyla cebir, tehdit veya hile kullanmadan evine ve sağlık ocağının arkasındaki çeşmenin yanına götürüp buralarda tutmaktan ibaret eylemlerinin zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/1, 109/3-f, 109/5 ve 43/1. maddelerinin uygulanabilmesi için 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek bu suçtan mâhkûmiyetine hükmedilmesi yerine koşulları oluşmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nın 234/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.