YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3028
KARAR NO : 2019/10473
KARAR TARİHİ : 01.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit cinsel saldırı, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan mağdure ile temyiz dışı katılan sanık …’in aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, katılan mağdureye yönelik kalçasına dokunma ve beline sarılma şeklindeki ani ve kesintili gerçekleşen eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde yer alan basit cinsel saldırı suçuna ilişkin anılan maddede öngörülen 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasının alt ve üst sınırları nazara alınıp mahkemece gerekçe gösterilerek sanık hakkında temel ceza belirlenirken teşdiden 5 yıl hapis cezası tayin edilmiş ise de, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58. maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı TCK’nın 102. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “cinsel davranışın sankıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına” hükmedileceğinin kabul edilmesi karşısında, mahkemece belirlenecek temel cezanın üst sınırının 7 yıldan 5 yıla indirilmesi sebebiyle anılan düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan hangi gerekçe ile hapis cezasının tercih edildiğinin karar yerinde gösterilmemesi,
Hükümlerden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.