YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3127
KARAR NO : 2016/4708
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile sanık ve müdafiin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde onbeş yaş içerisinde olan mağdurenin aralarında duygusal arkadaşlık bulunan sanıkla cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka neden olmaksızın cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşılması, sanığın eyleminin sonucu olarak mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair … Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan 08.04.2014 ve 11.11.2014 tarihli raporların muayene kaydı bölümünde mağdurenin 04.02.2014 ve 31.10.2014 tarihlerinde iki kez muayenesinin yapıldığı ve her iki muayene kaydında da olaydan sonra mağdurede bir kısım psikiyatrik yakınmalar ortaya çıkmakla birlikte muayene tarihleri itibariyle aktif bir şikayetinin olmadığı ve olaydan sonra ortaya çıkan yakınmaların da belirli kriterleri karşılaması nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu ve ruh sağlığındaki bozulmanın kalıcı nitelikte olup olmadığı hususunda tıbben ya da hukuken geçerli ve güvenilir bir yanıt verilemeyeceğinin belirtilmesi, mağdurenin ifadesinde hazır bulunan bilirkişilerin görüşleri ve dosya içeriği karşısında, rapor içeriğinin çelişkili ve kanaat verici nitelikte olmadığı gözetilerek, öncelikle dosyanın, gerekmesi halinde de mağdurenin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek suçun sonucu olarak ruh sağlığının TCK’nın 103/6. maddesi anlamında bozulup bozulmadığı hususunda ayrıntılı rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.