Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/3139 E. 2016/3776 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3139
KARAR NO : 2016/3776
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

Cinsel saldırı suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 101/1-2. cümle ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2013/229 Esas, 2015/88 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 tarihli ve 2015/647 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2013/15 sayılı kararında, itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceğini belirtmesi hususu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanık … hakkında … 1. Ağır Ceza Mahkemesince cinsel saldırı suçundan yapılan yargılama sonucunda 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın doktor olması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Kanunun 102/3-b maddesi kapsamında kaldığı, somut olayda yapılan yargılama sonucunda nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması gerektiği cihetle, mahkemesince alt sınırdan ceza verildiği nazara alınarak 5237 sayılı Kanunun 102/1.2. cümlesi gereğince verilecek 2 yıl hapis cezasından, aynı Kanunun 102/3-b maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapıldığında 3 yıl hapis cezasına ve anılan Kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği, bu suretle sonuç ceza 2 yıldan fazla olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu … Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 21.12.2015 gün ve 94660652-105-67-12842- 2015-E. 26776/84675 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü Nöroloji Uzmanı olan sanık Doktor …’a mağdurenin ilaçlarını yazdırdığı, sanığın mağdurenin çıkacağı esnada el işareti ile “telefonla haberleşiriz” dediği, daha sonra sanığın mesaj atmak suretiyle mağdureyi odasında beklediğini bildirmesi üzerine odaya giden mağdurenin elini omzuna atarak iki eliyle yanağından kavrayıp dudağından öpmeye çalıştığı, mağdurenin kendisini geriye doğru çekmesi üzerine ne güzel saçların var diyerek saçını geriye doğru atıp boynundan öptüğü olayda mağdure ile sanığın arasında hiyerarşik bir ilişkinin bulunmadığı, olayın aniden geliştiği bu nedenle sanığın eyleminde nüfuzun kötüye kullanılmadığı anlaşılmakla … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 tarihli ve 2015/647 değişik iş sayılı sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2016 tarihinde üye …’in karşı oyu, oy çokluğuyla karar verildi.
Doktor ve kamu görevlisi olan sanığın mağdureye karşı hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzunu kötüye kullanmak suretiyle temyize konu cinsel istismar suçunu işlediği; bu itibarla hakkında 5237 sayılı TCK’nın 102/3-b maddesinin uygulanması gerektiği, buna göre de, yerinde olan kanun yararına bozma talebinin yerinde olduğu görüşünde olduğumdan, talebin reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.