Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/3461 E. 2020/4949 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3461
KARAR NO : 2020/4949
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, hükmedilen ceza miktarına göre sanık müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın nitelikli cinsel saldırı eylemine yönelik başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden eylemine son verdiği, 5237 sayılı TCK’nın 36. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükmü de gözetildiğinde mevcut haliyle eylemin aynı Kanunun 102/1. maddesinde düzenlenip şikayet üzerine takip edilen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu ve mağdurenin aşamalarda şikayetçi olmadığını belirttiği anlaşıldığından, TCK’nın 73/6. maddesi uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra neticesine göre karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın olay gecesi kullandığı araçla Isparta’ya dönerken yolda birlikte seyahat ettiği mağdureye cinsel saldırı eyleminde bulunmasının ardından çıkan tartışmada araçtan indirdiği mağdureyi darp etmesini müteakip zorla araca bindirdiği ve yolda seyir halinde iken alıkoyduğu mağdureye araçtan atladığı ana kadar cinsel eylemde bulunmadığı gözetilmeden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan belirlenen temel cezanın TCK’nın 109/5. maddesi ile artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.