Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/3512 E. 2016/6104 K. 20.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3512
KARAR NO : 2016/6104
KARAR TARİHİ : 20.06.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı, fuhuş (sanık …), çocuğun basit cinsel istismarı, fuhuş (iki kez) (sanık …), çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanıklar… )
HÜKÜM : Sanık …’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı, fuhuş suçlarından; sanıklar … ‘in atılı suçlardan mahkûmiyetlerine, sanık …’ın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan beraati ile fuhuş suçundan mahkûmiyetine

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık … hakkında mahkemece verilen 09.10.2007 tarihli ilk hükmün yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 08.10.2008 tarih ve 2008/8177 Esas, 2008/8232 sayılı Kararıyla müdafiin temyiz isteminin reddedildiği, böylelikle mahkeme tarafından sanık … hakkında 09.10.2007 tarih ve 2006/259 Esas, 2007/318 sayılı Kararla verilen hükmün kesinleştiği anlaşılmakla, bozma sonrası sanık hakkında kurulan mahkûmiyet kararı hukuki dayanaktan yoksun olup yok hükmünde bulunduğundan, sanık … müdafiin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin sanıklar … haklarında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin sadece sanık …’la ilgili çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz istemleriyle sınırlı olarak ve sanık …’nın kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin ise hükmedilen ceza miktarı da nazara alınıp 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü ile sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararının incelenmesinde:
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık … müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararı ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanıklar Mustafa ile Ömer haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mağdurenin suç tarihlerinde ondört yaşını bitirip onbeş yaşı içerisinde olması, sanıkların mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediklerine yönelik savunmaları, ayrıca fuhuş yaparak geçimini sağlamaya çalışan mağdureyi sanıkların daha önce tanıdıklarına dair delil de bulunmaması karşısında, sanıkların mağdurenin yaşı ile ilgili hataya düşüp düşmedikleri ve bu nedenle haklarında TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata halinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanıklar … ile … haklarında asıl ve birleşen dosyalardaki fuhuş suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin suç tarihinde onbeş yaşından küçük olduğu, sanıkların mağdureyi fuhuşa sevk edip fuhuş yapmasını sağlama biçimindeki eylemlerinin hem çocuğun nitelikli cinsel istismarı hem de fuhuş suçlarını oluşturacağı, aynı eylemler nedeniyle TCK’nın 44. maddesi uyarınca cezası daha ağır olan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK’nın 103/2, 43. maddeleri gereğince cezalandırılmaları gerektiği ve aynı Kanunun 227. maddesinde düzenlenen fuhuş suçundan haklarında mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların mağdureye yönelik fuhuş suçunu cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde haklarında TCK’nın 227/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326 maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.