YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/388
KARAR NO : 2016/3650
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Tüm dosya kapsamına göre sanık, evine ailesiyle birlikte ziyaret amaçlı gelen mağdureyi başka bir yere götürmeksizin ona karşı nitelikli cinsel istismar suçunu işlemiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/2, 103/6. maddeleri uyarınca nitelikli cinsel istismar suçu yanında ayrıca 109/2, 109/3-f, 109/5. maddeleri uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmiştir.
Vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve bu süre ile sınırlı şekilde mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, mağdurun hareket edebilme özgürlüğünü ortadan kaldırmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece 5237 sayılı TCK’nın 103/2. maddesi kapsamındaki çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.