YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4032
KARAR NO : 2016/6121
KARAR TARİHİ : 21.06.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 28.04.2010 günlü raporuna göre hafif-orta sınırında zeka geriliği bulunan ve ifadelerine ancak ana hatları ile kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği tespit olunan mağdurenin soruşturma evresinde alınan ifadelerinde cinsel ilişkiden bahsetmediği halde duruşmadaki beyanında sanığın kendisine nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu belirtmesi, müşteki … ‘ın 24.10.2007 günü savcılıkta sanığın mağdureye cinsel yönden herhangi bir şey yaptığını tespit edemediğini söylemesi, soruşturma evresinde 29.10.2005 tarihli raporda hymen muayenesinde kanaat oluşmadığından şahsın Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna gönderilerek kesin raporunun aldırılması gerektiği yönünde görüş bildirilmesi ve bu raporda genital muayeneye ilişkin bir tespitin yapılmaması, mağdurenin cinsel organındaki cinsel ilişkiye ilişkin bulguların ise olaydan yaklaşık 2 yıl sonra 28.12.2007 tarihli muayene ile ortaya çıktığının anlaşılması karşısında, sanığın alıkoyduğu süre içinde mağdureye yönelik cinsel istismarda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.