Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/4641 E. 2020/4040 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4641
KARAR NO : 2020/4040
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasında çevrilenler hariç sonuç olarak hükmolunan 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan tayin edilen 1800 TL adli para cezasının miktarı itibarıyla kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından anılan hükme yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Mağdurun, ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerine, zorla eve girmek istemesi nedeniyle sanığı bıçakladığını söylemesine rağmen aşamalarda kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ederek çelişkiye düşmesi, sanığın suç işlemediği yolundaki istikrarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.