YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5100
KARAR NO : 2020/4703
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (Sanık … hakkında mağdureler …’e yönelik), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı (sanıklar … ile Sebahat haklarında mağdure …’ya yönelik)
HÜKÜM : Sanık …’nın mağdureler …’e yönelik eylemleri cinsel taciz kabul edilerek şikayet yokluğu nedeniyle kamu davalarının düşmesine, sanıklar …y ile …’nın mağdure …’ya yönelik eylemleri çocuğun cinsel istismarı kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetlerine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü;
Katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdureler … vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mahkemece yokluğunda verilip 22.02.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükümleri katılan Bakanlık vekilinin, CMUK’nın 310/1. maddesinde düzenlenip tebliğden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 01.03.2016 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği ve suç tarihlerinde on beş yaşını tamamlamayan mağdureler …’in velayet haklarına sahip anneleri müşteki …’nın, kovuşturma evresinde alınan 04.06.2012 günlü mahkeme ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin davaya katılma ve hükümleri temyize hakları bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermediğinden, vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık … ile sanık … müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Gerekçeli karar başlığında dosyayla bağlantısı olmamasına rağmen …’ın mağdure olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdure …’nın aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanık …’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanık …’nın hükümden sonra 06.01.2016 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen nüfus kaydından anlaşılmakla, mahkemece bu hususta mahallinde araştırma yapıldıktan sonra 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Sabahat ile sanık … müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.