YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6977
KARAR NO : 2016/5276
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
Basit cinsel saldırı ve hakaret suçlarından şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.08.2015 tarihli ve 2015/25905 soruşturma, 2015/10735 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/1214 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında delil yetersizliği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müştekilerin hakaret iddiasına ilişkin olarak gösterdikleri tanıkların beyanları alınmaksızın, müşteki …’ın şüpheli Hayrettin tarafından sık sık telefonla aranarak rahatsız edildiği iddiasına ilişkin olarak şüpheliye ait cep telefonu arama kayıtları incelenmeksizin eksik soruşturma ile tesis edilen karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.03.2016 gün ve 94660652-105-34-1459-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında delil yetersizliği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müştekilerin hakaret iddiasına ilişkin olarak gösterdikleri tanıkların beyanları alınmaksızın, müşteki …’ın şüpheli Hayrettin tarafından sık sık telefonla aranarak rahatsız edildiği iddiasına ilişkin olarak şüpheliye ait cep telefonu arama kayıtları incelenmeksizin eksik soruşturma ile tesis edilen karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, … Sulh Ceza Hakimliğinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/1214 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına ve dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.