YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7476
KARAR NO : 2016/7747
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (ikişer kez)
HÜKÜM : Mahkumiyet (ikişer kez)
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin suça sürüklenen çocuklar müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 02.11.2016 Çarşamba saat 09.30’a duruşma günü tayin olunarak suça sürüklenen çocuklar müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki yetki belgesine dayanarak sanıklar … ve … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 16.11.2016 Çarşamba günü saat 09:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuklar haklarında,… Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen yaş tespitine ilişkin sağlık kurulu raporlarında konunun uzmanı radyoloji uzmanının bulunmaması ve söz konusu rapor içeriklerinde suça sürüklenen çocukların zeka yaşlarının gelişimlerine göre daha geri düzeyde olduğunun tespit edilmesi ve suça sürüklenen çocuk …’un cezai ehliyetinin tam olduğunu belirten raporu düzenleyenler arasında da çocuk psikiyatri uzmanının bulunmaması karşısında; Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulunun istediği şekilde röntgen ve grafiler varsa temin edilip, yok ise çektirilerek suça sürüklenen çocukların Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kuruluna sevk edilerek gerçek yaşlarının bilimsel olarak saptanması ve işledikleri suçlara yönelik cezai ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Uygulamaya göre de;
Suç tarihinde onaltı yaşında olan suça sürüklenen çocuklar haklarında TCK’nın 103/2, 103/3, 103/4, 43/1. maddeleri gereğince belirlenen 45 yıl hapis cezalarının aynı Kanunun 31/3. maddesi uyarınca 12 yıla indirilmesinin ardından bu miktar üzerinden TCK’nın 62/1. maddesinin tatbiki ile neticeten suça sürüklenen çocuklar haklarında 10 yıl hapis cezası verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde cezaların fazla tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.14.11.2016 tarihinde verilen işbu karar 16.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafii Av. …’ın yüzüne karşı tefhim olundu.