YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6168
KARAR NO : 2017/5323
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 18.06.2014 günlü raporda mağdurede hafif derecede mental retardasyon rahatsızlığı bulunduğunun belirtilmesi karşısında, adı geçen kuruldan ek rapor alınarak bu rahatsızlık nedeniyle mağdurenin, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, beden veya ruh bakımından kendisini savunup savunamayacağı, bu rahatsızlığın hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar ve çevresinde yaşayanlar tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağı hususlarında ek rapor alınıp, ayrıca yaşına itiraz edilmesi üzerine alınan doğum kayıt örneğinde mağdurenin sağlık personeli yardımıyla doğduğu ibaresi bulunmakta ise de, dayanak belgede doğum raporu olmayıp sadece nüfusa kaydedilirken babanın, ebe yardımı ile çocuğun dünyaya geldiğini bildirmesine istinaden bu ibarenin yazıldığının anlaşılması karşısında, müşteki annenin, hastanede doğum yaptığı yönündeki duruşma beyanı dikkate alınıp öncelikle hangi hastanede doğum yaptığı sorularak mağdurenin hastanede doğup doğmadığı araştırılıp, resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması halinde, yaşının tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilmek suretiyle, tam teşekküllü bir hastaneden içerisinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumunun görüşü de alınarak mağdurenin gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Tüm dosya içeriğine göre sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, cezasının TCK’nın 43. maddesi ile arttırılması ve bu madde uygulanırken de gerekçe bölümünde eylemin aynı zaman diliminde işlenmesi nedeniyle anılan maddenin uygulanmamasına denilmesi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.