YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4697
KARAR NO : 2018/5801
KARAR TARİHİ : 08.10.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Irza geçme, reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Hükmedilen ceza miktarları nazara alındığında sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK’nın 429/1. maddesinde düzenlenip öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/3. maddesi gereğince 10 yıllık asli dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve TCK’nın 104. maddesi gereğince sanık hakkında ilk kurulan 01.11.2004 günlü mahkûmiyet kararı ile bozma sonrası kurulan 08.12.2014 tarihli ikinci mahkûmiyet kararı arasında 10 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Olayın intikal şekli ve süresi, eyleme ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olayın ahlaki redaetini kavrayabilecek olgunluğa sahip bulunduğu anlaşılan katılanın son eylemden kısa süre sonra olayı intikal ettirdiğini belirtmesine rağmen eylemlerin tarihi ile oluşuna dair yaşı ve tespit edilen akıl düzeyiyle açıklanmayacak şekilde çelişkilere düşmesi, sanığa ait pasaport içeriğinden iddia edilen son eylem tarihinde yurtdışında olduğunun anlaşılması, sanığın yurtdışına çıktığı 07.10.2002 tarihinden yaklaşık 33 gün sonra katılan hakkında alınan adli muayene raporunda tespit edilen bulguların sanıkla ilgili olduğuna yönelik iddia hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi anılan bulguların defaktosyanda zorlanmalara bağlı olabileceğinin Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.02.2004 tarihli raporunda belirtmesi, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.