Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2018/5636 E. 2020/476 K. 16.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5636
KARAR NO : 2020/476
KARAR TARİHİ : 16.01.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, taksirle yaralama
HÜKÜM : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında neticesi nedeniyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun 5237 sayılı TCK’nın 86/1, 87/3. maddelerinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu ve suç tarihi olan 10.06.2007’den inceleme gününe kadar bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında bu suçtan görülen kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 16.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.