YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6815
KARAR NO : 2018/7317
KARAR TARİHİ : 06.12.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin 24.12.2012 günlü duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu belirtip davaya katılmak istediğini beyan etmesi ve yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyması karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure Hayırlı’nın davaya katılmasına ve vekilin katılan mağdure vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 218/2. maddesindeki “Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde, mahkeme ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir” şeklindeki düzenlemeye göre, sanığa atılı suçun unsurlarına etkisi bakımından, suç tarihinde on beş-on sekiz yaş aralığında olduğu kabul edilen mağdurenin doğum tutanağı da getirtilip nüfus kaydında yaş tashihine engel bir hal bulunup bulunmadığı araştırılarak engel hal yoksa anılan madde uyarıncayaş tashihine karar verilip bu husus gerekçeli kararda da gösterildikten sonra buna göre suç vasfının tayini gerekirken, Adana Devlet Hastanesinin 22.11.2011 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanılarak mağdurenin on altı yaşında olduğunun kabulü ile yaş tashihi yapılmadan sanığın hukuki durumunun tespiti suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.