Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2018/8014 E. 2020/4329 K. 26.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8014
KARAR NO : 2020/4329
KARAR TARİHİ : 26.10.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği cinsel taciz suçunun 5237 sayılı TCK’nın 105/1. maddesinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince müsnet suçtan görülen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin, 24.08.2007 tarihinde sanığın kendisini taciz ettiğinden bahisle şikayetçi olduğu sırada herhangi bir nitelikli cinsel istismar fiilinden bahsetmeyip 13.05.2009 günlü müracatında 2006 yılı Mayıs ayı içerisinde nitelikli cinsel istismara uğradığını iddia etmesi, aşamalardaki çelişkili anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ile sanık ve müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.