Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2018/8758 E. 2018/7136 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8758
KARAR NO : 2018/7136
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

Sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılama sonunda, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2016 gün ve 2016/49 Esas, 2016/35 Karar sayılı hükümlerin sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.10.2016 tarih ve 2016/4938 Esas, 2016/6960 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2018 tarih ve KD- 2018/62967 sayılı itiraznamesi ile çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 11.10.2016 tarih ve 2016/4938 Esas, 2016/6960 Karar sayılı onama ilamı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden Reddiyle, CMK’nın 308/2 ve 3. maddeleri uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2018 tarihinde üyeler … ile …’in karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın farklı zamanlarda mağdurenin omuzuna elini koymak, bir keresinde arkasında toz olduğunu söyleyerek eliyle tozu çırpmak bahanesiyle mağdurun arka kısmına dokunmak, son olarak sanığın, kalem müdür yardımcısının odasına çağırarak burada bulunan bilgisayar başına oturtup birşeyler yazdırdığı sırada yeterince hızlı yazmadığını söyleyerek dönen koltuğu çevirerek mağdurun bacaklarına ve çeşitli yerlerine dokunmak ve ardından mağdurun sandalyeden kalkıp ayakta durduğu sırada mağduru belinden kendine doğru hızla çekmek suretiyle eylemini gerçekleştirdiği kabul edilen olayda, sanığın eylemlerinin 20-25 saniyelik çok kısa zaman dilimi içinde gerçekleşmiş olması, eylemlerin kesintili olması, sanığın eylemlerini devam ettirmemesi ve eylemlerine kendiliğinden son vermiş olması, eylemlerin erojen bölgelere yönelik olmaması ve yoğunluğu dikkate alındığında ayrı ayrı zamanlarda gerçekleşen eylemlerin her birinin tek başına sarkıntılık suçu kapsamında kalan eylemlerden olduğu görüşünde olduğumuzdan itirazın kabulü gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.