YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3491
KARAR NO : 2020/106
KARAR TARİHİ : 07.01.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanık …’in atılı suçlardan beraatine, sanık …’nın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hafif-orta derecede zeka geriliği bulunan mağdurenin kanuni temsilcisi olan vasisi Efrail’e gerekçeli karar usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen kararı temyiz etmemesi karşısında, mağdureye tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık … müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.04.2012 tarihli raporunda, kendisinde orta ile hafif derece sınırında zeka geriliği saptanan mağdurede mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlar ve kendisini tanıyanlarca anlaşılabileceğinin belirtilmesi, sanığın savunmalarında mağdurenin bu durumunu bildiğine dair ifadesi olmadığı gibi, yakın arkadaşı olan tanık Elif’in de mağdurenin bu durumundan bahsetmemesi, mağdurenin suç tarihi itibarıyla on yedi yaşı içerisinde bulunup gerçekleşen eylemlerde zor ya da tehdidin de oluşa göre kabul edilmediğinin anlaşılması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdurede mevcut zeka geriliğini sanık …’nın bilip bilmediğine dair delillerin gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.