Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2020/4424 E. 2020/3315 K. 02.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4424
KARAR NO : 2020/3315
KARAR TARİHİ : 02.09.2020

HÜKÜMLÜ

Sanık …’ın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından bozma üzerine yapılan yargılaması sonucunda atılı suçlardan mahkumiyetine dair Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2018 gün ve 2016/158 Esas, 2018/113 Karar sayılı hükümlerin sanık müdafisi, katılan mağdur vekili ile katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 20.12.2018 gün ve 2018/6791 Esas, 2018/7658 Karar sayılı onama yönündeki ilamına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2020 günlü, KD-2020/45506 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle tetkik edildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden, İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 20.12.2018 gün ve 2018/6791 Esas, 2018/7658 sayılı Kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen iki ve üçüncü fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde Dairemizce onanarak kesinleşmesinin ardından kapalı cezaevinde infaza başlanılması üzerine sanığa tayin edilen vasi ile annesi tarafından sunulan belgeler arasında yer alan ve suç tarihinden önce Eskişehir 600 Yataklı Hava Hastanesi sağlık kurulunca düzenlenen 18.08.1993 günlü, 1054 sayılı raporda; sanığın alınan öyküsü ile yapılan ruhsal muayenesinde yaşında, ayakta, çevresiyle ilgisi az, mizacı neşeli, sosyabilitesi samimi, konuşma infantil, mimik ve jestleri immatür, yönelimi hastalığı hakkında bozuk algı, tabii, fikir fakirliği mevcut, dikkat dağınık, bellek hipomnezik, yargı bozuk, duygulanım çocuksu, davranışları gözleme göre basit hesaplamaları güçlükle yapma, öyküsüne göre kendi başına yıkanamama,düğmelerini ters ilikleme, yaşıtlarıyla iletişim kuramama tarzında bozulmuş olup, IQ:68 bulunduğu, yakınlarının ifadesine göre zor doğumla dünyaya geldiği, yürüme ve konuşmasının geç olduğu beş yıldır ayda bir tekrarlayan kol ve bacaklarında kasılmalarla seyreden şuur kaybı tarzında jeneralize tonik klonik nöbetleri olduğu ve anti epileptik ilaçlardan faydalandığı, nörolojik muayenesinde ise sol fürüt hemiparazi tespit edildiği ve elindeki 20.02.1993 tarihli BBT raporundan sağ parietal lobda serebral atrofi saptandığı belirtilerek kendisinde mevcut hafif derecede debilite ile serebral palsi sekeline bağlı sol parietal atrofi bulunmasından dolayı sanığın askerliğe elverişli olmadığının bildirilmesi ve mahkemece anılan rapor dosyaya sunulmadan önce talep üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna sevk edilen sanık hakkında cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde eksik inceleme ile verilen 05.12.2014 günlü rapora istinaden mahkumiyet hükümleri kurulduğunun tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; sanığın dosyaya sonradan sunulan raporlarda dahil olmak üzere dava dosyasıyla birlikte sevk edileceği İstanbul Adli Tıp Kurumu gözlem ihtisas dairesi ile ilgili ihtisas kurulunca gerçekleştirilecek gözlem işlemi sonrası muayenesinin yapılarak olay tarihi itibarıyla müsnet suçlardan dolayı işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında rapor aldırıldıktan sonra hukuki sorumluluğunun tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan mağdur vekili ve sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, Dairemizce verilen 20.12.2018 günlü onama kararına istinaden mahkemesince hükümlerin kesinleştirilerek sanığın alındığı cezaevinde infaza başlandığı anlaşıldığından, bozma nedenine göre sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULARAK TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 02.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.